İstanbul 20??

Published by

on

2020 olimpiyatları için karar açıklandı. Tokyo’da düzenlenecek. Japonya ikinci defa olimpiyat düzenleme hakkını elde etti. Üç aday ülke ve şehir vardı. Japonya (Tokyo), İspanya (Madrid), Türkiye (İstanbul). Öncesinde Azerbaycan’da (Bakü) bu yarışın içindeydi. Fakat Avrupa Futbol Şampiyonası’nı düzenlemek için adaylığını koymak istediğinden Türkiye ile anlaşarak adaylıktan çekildi. Türkiye’de Avrupa Futbol Şampiyonası için aday olmayacak ve Azerbaycan’a destek verecek.

Oylama iki tur yapıldı. İlk turda Tokyo açık ara finale çıktı. Madrid ve İstanbul arasında büyük çekişme yaşandı. Aynı puan alındı. Ardından bu iki şehir arasında ikinci oylama yapıldı. Ve İstanbul finale çıktı.

Bu konuda ehil olan uzmanlar, sonuçların açıklanmasının öncesinde Avrupa’dan gelecek oyların çoğunun İstanbul için kullanılacağını öngördü. Ancak sonuç öyle olmadı.

Sonuçlar açıklandıktan sonra Japon heyette sevinç, Türk heyette hüzün ve hayal kırıklığı vardı.

Ardından başbakan açıklama yaptı:

– Tokyo’da daha önce olimpiyat düzenlenmişti. Ayrıca Atina’da da düzenlenmişti. Aynı şehre iki defa olimpiyat vermek, yayılma prensibine aykırı.
– İstanbul birçok farklı kültürü içinde barındıran bir şehir. Olimpiyat ambleminde de anlatıldığı üzere (beş halka ve renkleri ve renklerin anlamı ki bu renkler ırkçılık olmasın diye artık kullanılmıyor) farklı kültürlerin buluşması demek İstanbul demektir. Bu yüzden kazanan İstanbul olmalıydı.
– İstanbul iki kıtayı birbirine bağlayan bir şehir.
– İstanbul’un tarihi başka hiçbir şehirle kıyaslanamaz.
– IOC üyeleri hakkaniyet çerçevesinde hareket etmedi.

Oysa ki sonucun sebebi gayet açık;

1. Tokyo İstanbul’a göre çok daha gelişmiş bir şehir.
2. Tokyo ekonomisi ile İstanbul ekonomisi kıyaslanamaz.
3. Tokyo trafik, ulaşım, hava kirliliği, ve düzen konularında İstanbul’dan çok daha ileri durumda.
4. En önemlisi IOC üyeleri Tokyo’nun bu organizasyonu İstanbul’dan daha çok hak ettiğini düşündü.

Elbette başbakanın dediği gibi İstanbul bu işin altından kalkabilirdi. Son yıllarda ciddi organizasyonlar düzenlendi Türkiye’de. Fakat olimpiyat başka birşey. Olimpiyata aday olanlarda başka.

Sonuç olarak finale kadar gelebilmiş olmak başarıdır muhakkak. Ama şunu unutmamak lazım ki İstanbul dünyanın diğer büyük şehirlerini yenebilecek durumda değil henüz.

1994 yılından beri öyle veya böyle İstanbul’dan sorumlu olan başbakan için çok büyük bir hayal kırıklığı olan bu netice ona ders olmalı. Olayın ardında faiz lobisi, haçlı zihniyeti, komplo teorileri vs aranmadan demek ben ben değilmişim denmeli.

Bu sonuçtan mutlu olanlar var mı Türkiye’de? Evet var. Böylesine tek yumruk olunması gereken milli bir meselede bu neticeden mutlu olmak hak mıdır? Değildir.

Peki Türkiye’de şu anda birlik, beraberlik var mı? Hayır yok.

Öylesine uç noktalardayız ki millet olarak artık herşeyi yapan adamın herşeyi yapmış olmasından hiç haz edilmiyor. Bu nedenle de başbakanın milli meselelerden bile kendine siyasi söylem çıkarması ağır geliyor.

Bu düşünce doğru değil elbette. Ama iki duygu bir arada yaşanıyor. Başbakanın üzüntüsünün verdiği haz ile olimpiyat neticelerinin verdiği hüzün. Hüzün bütün olarak yaşanıyor ama haz değil.

Türkiye bu ayrılığı hiç hak etmiyor. Biraz anlayış, biraz empati, biraz sağ duyu ve biraz da mütevazilik lazım. Keskin sirke küpüne zarar. Ve benim gördüğüm kadarıyla sirke küpü çürütmeye başladı.

“İstanbul 20??” için bir cevap

  1. Aç Kuzu Avatar

    Güzel bir yazı, başarılı bir analiz. Son paragraf da noktayı koyuyor.
    Ancak olimpiyat tarihiyle ilgili daha az ciddi, ama daha eğlenceli bir yazı için http://ackuzu.wordpress.com/2013/09/09/olimpiyatlar-hakkinda-10-ilginc-bilgi/ adresindeki derlememe göz atabilirsiniz.

    Beğen

Aç Kuzu için bir cevap yazın Cevabı iptal et