Vatan Millet Sakarya

Published by

on

Moskova’da 1 haftalık bir seminere katılmıştım 2013 yılında. Bu sayede şehri gezme ve tanıma imkanım olmuştu. Kendine ait değerleri olan kendisiyle gurur duyan insanlardan oluşan bir şehir olduğu daha havalimanından ilk şehre adım attığınızda anlaşılıyordu. Şehir, mimari açıdan kendi tarzını yaşıyor olsa da yeni yapılaşma bölgelerinde post modern binalar manzara içinde göze batıyordu.

Her ne kadar Rus kültürüne ait restoranlar ve butikler hala faaliyet gösteriyorsa da kapital düzene karşı koyamadığından global zincir restoranlar ve mağazalar da kendine yer bulmuştu.

Planlı bir şehir olduğu metro ve cadde haritalarından anlaşılıyordu. Ne kadar uzak olursa olsun sadece 1 aktarma yaparak herhangi bir noktadan diğer bir noktaya toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkündü. Şehirde Ruslarla birlikte yaşayan Ukraynalılar, Kazaklar, Özbekler, Türkmenler ve Azerbaycan Türklerini her yerde görebiliyordunuz. Dillerimizin neredeyse aynı olmasından dolayı Azerbaycan Türkleri ile hemen konuşabiliyor olsanız da Kazak ve Özbeklerle ilgili durum biraz daha zorlayıcıydı.

Ancak bir sorun vardı insanların yüzünde. Dertliydiler. Yaşadıkları hayat onlara yetmiyordu. Genel bir memnuniyetsizlik durumu, umutsuzluk hali ve bezginlik vardı gördüğüm bütün gözlerde. Aynı umutsuzluğu Türkmenistan ve Azerbaycan’da yaşayan 40 yaş üstü gözlerde de görmüştüm. Fazlasını istiyordu insanlar Moskova’da. Sahip oldukları dar geliyordu.

Diğer bir konu ise eski SSCB üyesi ülkelerin orta yaşlılarının da mevcut durumlarından memnun olmamasıydı. Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT – CIS) olarak hala bir arada kalmaya çalışsalar da eski güçlerinin olmadığının farkındaydılar.

BDT, 9 devletten oluşmaktadır ve aralarında siyasi, ticari ve askeri işbirliği yapılması amacıyla protokol imzalanmıştır. Sınır güvenliği ve suçlu iadesi konusunda da beraber hareket etmektedirler. BDT ülkeleri şunlardır:

  • Azerbaycan
  • Belarus
  • Ermenistan
  • Kazakistan
  • Kırgızistan
  • Moldova
  • Özbekistan
  • Rusya
  • Tacikistan

Bu listeden de anlaşılacağı üzere anlaşmayı imzalamayan ülkelerden bir Ukrayna ve diğer Gürcistan‘dır. Avrupa, NATO ve ABD’nin bu konuda nasıl bir etkisi olduğunu değerlendirmek de gerekir elbette fakat ortada kesin bir gerçek var ki BDT anlaşmasını imzalamayan iki ülkeye de Avrupa’ya yakınlaşmasın diye Rusya müdahale etmiştir.

Çünkü Rusya kendi etrafında Avrupa, ABD, ve NATO varlığını kabul etmiyor.

Çünkü Rusya kendi bölgesinde kontrolü kaybetmek istemiyor.

Çünkü Rusya ekonomik ve askeri olarak eskiden kendisine bağlı olan devletlerdeki imkanlardan faydalanmaya devan etmek istiyor.

Ama en önemlisi Rusya gözlerdeki umutsuzluğu, mutsuzluğu yok edip sıkıştığı dar alandan kurtulmak istiyor.

Daha da önemlisi Rusya, II. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında olanlardan dolayı Avrupa’ya hiç güvenmiyor ve kendinden uzak tutmak istiyor.

Ukrayna mı? Bir kara vermek zorunda. Ya Rusya’nın boyunduruğu altına girmeyi kabul edecek, ya da kimseden destek, yardım beklemeden, medet ummadan, propagandayı bir kenara bırakarak ve yaptırım çağrılarını boş vererek çıkacak meydana, savaşacak ve gücü yetiyorsa Rus ordularını topraklarından çıkaracak. Aksi taktirde Avrupa ve ABD kapitali kendi menfaatlerine göre pozisyon almaya devam edecek ve Ukrayna için aslında hiçbir şey yapmamaktan vaz geçmeyecek.

Yorum bırakın