Belirli meziyetlere sahip olmak lazım siyasette başarılı olabilmek için. İnandırıcı söylemde bulunmak ve toplumu kendine inandırmak, insanları belirli bir yöne veya hedefe yönlendirebilmek lazım. Her ne kadar koşullara bağlı olarak bakış açısında değişiklik olabilse de belirli bir doğrultuda yaklaşımın ve söylemlerin dalgalanması doğal karşılanabilir. O nedenledir ki siyasi karakterler beyanlarında çok net ifadeler kullanmaktan kaçınırlar.
Zaman ve tarih süresince kati kalıplar içerisinde kalanlar her zaman tükürdüklerini yalamak zorunda kalmışlardır. Geri adım atmak istediklerinde de önceki söylemlerine bir kılıf uydurmak yada belirli bir sebepten ötürü yapılması gereken bir algı olduğunu açıklamak yolunu seçmişlerdir. Ancak açık, kesin ve net söylemlerin geri döndürülebilmesi hiçbir zaman tam anlamıyla mümkün olmamıştır. Ya yanış anlaşıldığını ifade ederek konuyu değiştirmek gerekmiş yada konunun üzeri kapatılarak unutulması sağlanmıştır. Üzerini kapatarak unutturmak da belirli lobi ve politik güç gerektirmektedir. Sonuç olarak bügün güç sahibi olanlar bile ileride zayıflar endişesiyle çok keskin ve net ifadeler kullanmazlar.
Bugünün koşulları yarınlardan farklı olabileceği gerçeğinden yola çıkarak toplum da bu yaklaşımı anlayışla karşılayabilmektedir günümüz dünyasında. Belli temel prensipler çerçevesinde siyasetle uğraşanlar zaman zaman birbiriyle çelişen ifadeler kullanabilmektedirler. Sadece Türkiye’de ve günümüzde değil, tüm dünyada ve tarih boyunca söylemlerde kaymalar gerçekleşmiştir. Siyasetin esnekliği ve siyasi zeka kavramlarının oluşmasını sağlayan etkenlerin başında da bu durum gelir. Geçmişte ne konuştuğunu bilen bir siyasetçi, bugün geçmiş söyleminden farklı bir davranış içine girdiğinde, onu sıkıştırmak için gelecek olan tuzak sorulara ya önceden hazırlık olmalı yada o anda gerekli cevabı verebilecek kıvraklığa sahip olabilmelidir. Önceden hazırlıklı olabilmek için çok çalışmak ve sürekli zinde kalmak zorunluluğu bulunmasına rağmen kıvrak zekaya sahip olan bir siyasetçinin hazırlıklı olabilmek adına çok çalışması gerekmeyebilir. Her ikisine de sahipse eğer zaten alt etmek çok zordur onu bu konularda.
Buraya kadar siyasetin esnekliğini ve değişkenliğini değerlendirdikten sonra şu soruyu sormak gerekirse: Bu esneklik nereye kadar?
Öyle ya sürekli bir o telden bir bu telden çalan ve belirli bir zümreyi yönetmeyi aday olan birinin oy verenlerin gözünde inandırıcılığı kalmayacaktır. Demek ki bir yere kadar katı ve sabit konuşmak da gerekmektedir. Bu sabit söylemler genelde politik yaklaşımı gösteren kırmızı çizgileri belirlemektedir. Bu kırmızı çizginin kalınlığı içinde değişmeyecek temel prensiplerin ifadeleri bulunur. Bu alanda kalan yaklaşım ve bakış açısı, siyasi kimliği belirler. Kırmızı çizgiden oluşan bandın dışına çıktıkça da güncel durumlar ile ilgili niyetlerin şekline göre değişken beyanatlar oluşabilir.
Aşağıda iki farklı haber sitesinin linkinde aynı haber bulunmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Nihat Zeybekçi’nin Kemalpaşa ilçesinde yaptığı konuşmanın içerisinde İsmet İnönü ile ilgili söylediği sözlerden şu anlaşılıyor ki Zeybekçi, İzmir’i kazanmak için şarap yaklaşımından sonra Ak Parti’nin kırmızı çizgi bandı içinde bulunan İsmet İnönü anlayışı konusunda da esneme göstermektedir. Kimin haklı ve doğru olduğundan ziyade başka bir noktaya parmak basmak gerekirse, İsmet İnönü ve zamanın CHP’si, Ak Parti için her zaman kıvrımları olmayan ve cesaretle her türlü ithamda bulunmaktan kaçınmadığı kırmızı çizgi alanının tam ortasında bulunmaktaydı. Hala da o kırmızı alan içinde bulunmaktadır. Dolayısıyla İsmet İnönü ve CHP ile ilgili herhangi bir esneme ve değişkenlik söz konusu olamaz. Zeybekçi’nin İzmir’i kazanabilmek adına yaptığı bu ılımlı yaklaşımların karşılık bulacağından açıkçası şüpheliyim. Zeybekçi’nin konuşmasında İnönü ile ilgili söylediklerinden Erdoğan haberdar mıdır? Eğer önceden haberi vardıysa onay verdi mi? Verdiyse bundan ne sonuç çıkarmalı? Bu soruların türlü türlü cevapları olabilir. Ancak sonuç olarak ortaya çıkan tabloda İnönü ve şarap yaklaşımında inandırıcılığın gerçekleşmediği aşikardır.
https://www.yenicaggazetesi.com.tr/nihat-zeybekciden-inonu-cikisi-224960h.htm
Siyaset gerçekten de bilinmeyeni ve değişkeni çok olan denklemler yumağı. O halde demek ki çok kesin ve katı olmamak gerekiyor. İnandırıcılığınızı koruyabilmek ve sürdürebilmek için belirli bir alan içinde esnek olmakla birlikte, esnek olmayı reddettiğiniz bölgelerde ne olursa olsun kaymalar yaşamayacak ifadeler kullanmak gerekiyor. Kısacası kırmızı hattınızın konumunu ve kalınlığını çok dikkatli oluşturmak önemli bir gereklilik demek herhalde en tutarlı tanımlama olacaktır.
Yorum bırakın