Mahallenin En Güzel Kızı

Published by

on

Geçtiğimiz haftaya İzmir’de ilçe adaylarının tanıtımını yaptı Ak Parti. Tanıtım esnasında hem Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Nihat Zeybekçi konuştu hem de önceki aday, eski Başbakan, mevcut Meclis Başkanı ve mevcut İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı ve İzmir Milletvekili Binali Yıldırım konuştu.

Elbette Recep Tayyip Erdoğan da kürsüye çıktı. Benim açımdan bu tanıtım organizasyonu ve sarf edecekleri söylemler önemliydi. İzmir’e bakış açılarını ve kafalarındaki düşünce ve beklentileri merak ediyordum. Konuşmaların ve tanıtım etkinliğinin sonunda anladım ki bakış açılarında hiçbir değişiklik yok. Neden mi?

Şöyle açıklayayım. Şimdi Ak Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmak istiyor. Zira en umutsuz oldukları seçiim bölgesi burası. Ancak bunu başarmak için gitmeleri gereken yolu hala doğru şekilde belirleyememişler. Tabi bunun altında kendi prensiplerinin ve anlayışlarının doğru olduğuna dair toplumu tasarlama gayeleri de var ki açıkçası bana sorarsanız siyasetin doğru yolu bu olmalıdır. Ancak İzmir için bunu yapmadıklarını görüyor, muhtemelen de kasten yapmak istemediklerini düşünüyorum.

Siyasetin içinde köprüyü geçene kadar uygulanan yöntemler ve metodlar, köprüyü geçtikten sonra değişir ki bu da zaten bu işin doğasında vardır. Ancak bugüne kadar gördüğüm kadarıyla Ak Parti hala İzmir Büyükşehir Belediyesi için köprü geçmekte olduğu gerçeğine uygun şekilde söylem üretmiyor.

Bunu nereden mi çıkardım? Sebepleri ve açıklamalarıyla sıralamaya çalıştım:

  1. Cumhurbaşkanı yaptığı konuşmasında İzmir’in sadece İzmirlilere ait olmadığını, tüm Türkiye’ye ait olduğunu söyledi. İzmir’de oy istiyorsanız, bir izmirli olarak söylüyorum, İzmiri ve İzmir halkını ayrı tutacak ve kararlarını kabul edeceksiniz. Onlara neye göre nasıl karar vermeleri gerektiğini söylemeyeceksiniz. Kendi zihniyetinizi onlara aktarmaya çalışmayacaksınız. Nasıl düşünmeleri gerektiğini anlatmaya ve öğretmeye uğraşmayacaksınız.
  2. Binali Yıldırım yaptığı konuşmada bu güne kadar İzmir’e ekilen tohumların meyvesini alma zamanı geldiğini söyledi. Binali Yıldırım zaten İzmir’de kabul görmüş bir aday olmadı hiçbir zaman. Ancak buna rağmen yine de İzmir milletvekili sıfatıyla kürsüye çıkıp konuşma yaptı. Yaptığı konuşmada İzmir için yapılan yatırımlardan bahsetti. Bunların ne kadar faydalı olduğundan ve Büyükşehir Belediyesini alınca daha neler yapabileceklerinden bahsetti. Konu başlıklarını özetlemek gerekirse:
    • İstanbul-İzmir otoyolundan bahsetti ki İzmirlinin büyük bir bölümü İstanbul’dan kolay ulaşım imkanı sağladığı için bu yolu istemiyor. Hele ki esnaf ve restoran, bar ve gece kulübü işletenler hiç mi hiç istemiyor.
    • Alaçatı’ya yapılacak havalimanından bahsetti. Çeşme ahalisi ve İzmir halkı bu yatırımı da istemiyor. Çünkü Çeşme turizm bölgesi olmadı hiçbir zaman. Çeşme’de her zaman Çeşme halkı ve İzmirli yazlıkçılar yaşadı. Alaçatı’da oluşan o İstanbul tarzı tatil mekanları, inanın Çeşmeli ve İzmirli tarafından çok tercih edilmiyor. İzmirlinin tercihi çoğunlukla hala Aya Yorgi, Dalyan vb yerler oluyor. Çünkü İzmir halkının eğlence anlayışı, İstanbul’dan farklıdır. Bu farkı başka bir yazıda detaylı olarak yer verebilirim.
    • Konak tünellerinden bahsetti Binali Yıldırım. Bilmiyor ki bu tüneller yüzünden sahil şeridi ve Alsancak bağlantısı sabahları kilit oluyor ve 5 km’lik yol 30 dakikadan aşağıya gidilemiyor. Hele Alsancak içine gidecekseniz hiç de akıl karı değil. Bu nedenle birçoğu bu güzergah için mevcut belediyenin yaptığı tramvayı tercih ediyor tüm olumsuzluklara rağmen.
  3. Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nihat Zeybekçi çıktı, öncesinde ve yaptığı konuşmada aklı sıra İzmir halkının sempatisini kazanacak söylemlerde bulundu. Şöyle ki:
    • İzmir mahallenin en güzel kızı. onu kim istemez? Bu söylem İzmir’e ne kadar yabancı olduğunun en büyük kanıtlarından biri.
    • Zafer kazanınca Kordon’da zeybek oynayacaklarını söyledi. Adı ile seçim bölgesi arasında bağ kurmaya çalışıyor ancak zeybek, İzmir’de öyle çok sık ve ulu orta oynana bir oyun değildir. Zeybek, kalabalık ve sohbet dolu meyhanelerde belli bir alkol seviyesini aşınca oynamasını bilenlerin kalkıp oynadığı bir oyundur. Bilmeyenler, haddini bilerek oturur ve oynayan(lar)ı izler. Kadehler kaldırılır, alkış tutulur ve eşlik edilir. Nihat Zeybekçi’nin böyle bir ortamda zeybek oynayacağını hiç sanmıyorum.
    • Tüm bu hataların sebebi kendisinin İzmirli olmamasıdır. Zaten bu tercih de İzmirlinin kabul edeceği bir durum değildir. İzmir için, ilçe belediyelerinde yaptıkları gibi İzmirli bir aday çıkarmaları gerekiyordu.

Bu 3 ana başlık atında bulunan gerekçelerin dışında bir de şu gerçek var ki, İZBAN meselesinde yaşananlar bence Ak Parti için çok büyük bir sorun olmuştur. Bu sorunun çözümü için Cumhurbaşkanı kararneme çıkararak grevi erteledi ama bu durum halkın gözünde hiç de tatmin edici ve inandırıcı bir durum oluşturmadı.

Sonuç olarak her zaman söylemeye çalıştığım şeyi tekrar söyleme ihtiyacı hissediyorum. İzmir’in aslında sol görüşlü insanlardan oluşmayan bir topluluk olduğunu da belirterek diyorum ki CHP’nin İzmir’de en büyük şansı Ak Parti’dir.

Yorum bırakın

Previous Post
Next Post