Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD tarafından başlatılan örtülü ekonomik ambargo sonrasında bu durumu çözeceklerini ve kendilerine yeni pazarlar yaratarak ABD bağımlılığını ticari hayattan kaldıracaklarını söylemişti. Bu süreçte yapılan görüşme ve çalışmalarda doların biraz ateşini alacak hamle Katar’dan geldi. İşin güzel olan tarafı şu ki geçtiğimiz süreçte Suudi Arabistan’a karşı yanlarında bulunduğumuz Katar Emirliği ahde vefa göstererek destek olmaktan kaçınmadı. Tabi kendilerinin Türkiye’de sahip oldukları işletmelerin karlılıklarını ön planda tutuyor olmaları da elbette önemli. Zira dolar üzerinden ödeme yaptığı Digiturk yayın ihalesinin geliri Türk Lirasıdır. Bu anlamda da ciddi bir zarara uğrayacakları kesin.
Yani aslında Katar’ın bize yardım ediyor olmasının altında kendi zararını kurtarmak yatıyor. Türk Lirası ile kazandığının bedelini Amerikan Doları ile ödemek zorunda olması haliyle son gelişmelerin sonrasında Katar piyasasını oldukça sarsmış olsa gerek. Sadece Digiturk olarak değil Katar’ın Türkiye’de ki diğer yatırımları da göz önüne alındığında, mali dengelerin ciddi şekilde sarsılmış olması muhtemeldir.

Gelelim olayın bizimle ilgili olan tarafına; verdiğimiz tüm ihaleleri dolar üzerinden değerlendirmiş ve gelir elde etmişiz. İhaleye çıkardığımız varlıklarımızın neredeyse tamamı Katar’lı iştirakler tarafından alınmış. Katar’dan Türkiye’ye önemli ölçüde dolar akışı olmuş. Ancak biz bugüne kadar bu gelirlerle gelirlerle kendi ekonomimizin temelini oturtamamışız. İhraç ettiğimiz ürünlerin bile hammaddelerini ithal ediyorsak bundan nasıl bir sonuç beklenebilirdi ki?
Türkiye’de üretmediğimizin başka bir örneği de hemen her gıdada kullandığımız susamı bile üretmiyor, bunu Afrika’dan ithal ediyoruz.
İşin en acı yanı ise, doların seyrini kontrol altına alabilmek için dışarıdan desteğe ihtiyacımız olması. Hani yeni Hazine ve Maliye Bakanı diyor ya bu koşullarda ekonominin kırılganlığından bahsetmek art niyetli bir yaklaşımdır diye, asıl zor şartlar altında kendi başınızın çaresine bakabiliyorsanız güçlüsünüzdür. Dolayısıyla son yaşanan ekonomik çalkantılar göstermiştir ki, bizim ekonomimiz dışa bağımlı ve kendi kendini döndüremeyen bir ekonomidir. Yoksa ABD’nin eylemleri ile bir anda iki katına çıkan dolar değeri başka türlü mantıklı bir şekilde açıklanamaz olsa gerek.
Gelelim vatan kurtarmak için dolar satanlara… Şimdi sorsanız diyecekler ki yastık altında duran dolarlarımız ekonomiye dahil olsun ve bir hareket, akışkanlık oluştursun. Buraya kadar sorun yok. O zaman ben de soruyorum ortalama 3.50 – 4.00 bandında almış olduğunuz dolarları 7 Tl seviyelerinde Türk Lirasına çevirerek sistemin içine dahil edeceğinize neden bankalarda dolar hesabı açıp paranızı yüksek kurdan bozdurmadan sisteme dahil etmediniz? Bununla birlikte ikinci soru da şu olabilir tabi, Recep Tayyip Erdoğan neden dolarların bankaya mevduat olarak yatırılmasını değil de bozdurulmasını istedi?
Yorum bırakın