Biz Şampiyona Aşık Olmadık, Aşkımızı Şampiyon Yaptık diyerek her zaman bağlılığını gösteren bir kitledir Göztepe taraftarı. Laf olsun diye söylenmiş bir söz değildir bu. Gerçekten, taraftarın aşkıdır Göztepe. Sebebi, gerekçesi, kaynağı nedir bilinmez ama kendini feda edercesine sever taraftar Göztepe’sini.
Dikkat edin lütfen destekler, tutar vs demiyorum. Sever diyorum.
14/06 > 14/02 denklemini yaratmıştır mesela!
Bakmayın bize öyle, anlayın bizi diye tezahürat yapar. Çünkü kimse anlamaz bu sevgiyi. Oysa Ölümüne Seviyoruz Göztepe’mizi der.
Göztepe taraftarı, alelade bir taraftar değildir. Her şartta arkasındadır takımının. Issız kuytu köşelerden dönmeye ant içmiştir.
Neticede Ağlamayı Bile Sevmiştir Göztepe’siyle. Amatörde oynasa bile Göztepe’siyledir. Ikinci lig maçında 40.000, amatör küme maçında 10.000 kişiye oynar. 
Göztepe bu, herşeyi yaşayacaksın diyerek ne kadar kararlı olduğunu gösterir aşkında.
Takımı her devrildiğinde, yıkılmasın diye tutup tekrar ayağa kaldırmıştır.
Türlü türlü totemler geliştirir maçı kazanmak ve başarılı olabilmek için. Sonuç kötü olduğunda kendini suçlar neden o gün o ayakkabıyı giydim yada neden o kıyafeti giymedim diye özür diler etrafındakilerden. Suçu üstlenir. Sorumluluktan kaçmaz yani kısacası 😏
Son zamanlarda, taraftarda çok önemli bir anlayış oturmaya başladı. Evet her daim arkasında durmuştur bugüne kadar ve yıkılmasını engellemiştir ama bundan sonra taraftarlık anlayışında yaşanan bu değişim ciddi bir ivme kazandıracaktır kulübe.
Nedir bu değişim?
- Yönetim alınan ciddi ve caydırıcı cezaların ardından, taraftardan maçlarda küfür etmemesini istemiştir. Taraftar da bu isteği kabul etmiştir. Zira maçlarda bazı gurupların başlattığı küfürlü tezahüratlar, tüm diğer seyirciler tarafından ıslıklanarak bastırılmış ve engellenmiştir.
- Taraftar, maçlara GÖZGÖZ mağazalarından aldığı lisanslı ürünlerle gelmektedir. Ayrıca stadyum çevresinde satılan korsan ürünleri almak isteyenler, diğerleri tarafından engellenmektedir. Ya mağazadan al yada hiç alma diyerek kulübe katkı sağlaması istenmektedir.
- Küfür etme alışkanlığı azaldıkça, aile olarak maça gelenlerin sayısı artmaktadır. Bu da yeni neslin Göztepe alışkanlığını ve bağlılığını arttırarak geleceğe yatırım demektir.
Bu gelişmeler, sağlam bir Göztepe’li olarak bana umut veriyor. Geleceğe daha çok beklentiyle bakmama neden oluyor. Iyi mi kötü mü bilmiyorum (şu anda totem içindeyim ben de) ama nazar deyecek diye konuşmaya ve yazmaya korkmuyor da değilim.
Tabi kulübün en önemli artısı da böyle bir başkana sahip olması. Onunla ilgili de yazacaklarım var elbet. Şimdilik şampiyonluk sevincini ve hazzını yaşamaya devam…

Yorum bırakın