Merak ettiğim, Habertürk kanalının aldığı talimatı acaba herhangi bir başka kanal alsaydı tepkisi ne olurdu?
Hiç korkmadan ve çekinmeden, alacağı tepkiyi hesap etmeden bu talimatı verme gücüne erişen Başbakan, kendi yetkisini ve otoritesini paylaşmak konusunda oldukça hassasmış. Bunu öğrendik son gelişmelerden.
İyi de arkadaş bunu aslında zaten bilen biliyordu. O zaman ne fark eti ki diye sormak geliyor doğal olarak insanın içinden. Sadece politik alanda değil hayatımızın tüm evrelerinde uyguladığımız siyasetin özü aslında bu değil mi? Gün gibi ortada olan bir sebepten dolayı işten atılacakken kanıt olmadığından yırtabiliyor insan. Yada aldatan bir eş hakkında delil yoksa, diğer taraf hiçbir şey yapamıyor bal gibi biliyor olmasına rağmen aldatıldığını.
Sonuçta kanıt, delil, şahit gibi mahkemelerde bile kullanılan araçlar, malum olanı ilan etmek ve bu anlamda harekete geçmek için gerekli.
Başbakan hakkında son zamanlarda bu kadar foya çıkmasının nedeni artık gücünün çok arttığıdır. Öyle ki, hakkında bu tip iddaların çıkabilme ihtimali bile onu endişelendirmiyor. Gücü o kadar büyük ki, ne olursa olsun yada ne yaparsa yapsın, gücünden olabileceği ihtimalini düşünmüyor bile.
Bu nedenle de sahip olduğu yetkileri ve gücü paylaşmak istemiyor. Bu nedenle de kudretini sarsabilecek yada paylaşabilecek bir başkasının varlığına tahammül bile edemiyor.
Hakkında çıkan bunca ses kaydı, video kaydı (tape) gibi kanıtlara rağmen sahip olduğu gücü bir nebze olsun kontrol altına almak gerekmez mi?
Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, destek veriyor bile olsanız, artık bu gücü biraz boyunduruğumuz altına alalım. Bu kadar güç bir kişi için çok fazla.
Ne kadar samimi olursa olsun, ne kadar iyi niyetli olursa olsun, böylesine geniş bir kudret her zaman tehdittir. Zira son zamanlarda yaşadığımız da bunun kanıtı değil mi?
Yorum bırakın