Recep Tayyip Erdoğan ülkenin başbakanıdır. Ülke ve devlet ile ilgili tüm gelişmeleri kontrol etmek, yönetmek ve karar vermek onun başlıca görevidir. Yönetim sistemi itibariyle cumhurbaşkanının etkin olmadığını göz önüne alırsak Türkiye Cumhuriyeti’nden bulunan en güçlü adamdır. Gerek parti içinde ve gerekse mecliste onun izni ve/veya onayı olmadan sinek uçmaz.
Recep Tayyip Erdoğan kudretli bir adamdır. Kudretini, neyi ne kadar bildiğinden değil, karşısındakinin zihnini etkileyebilecek kadar etkin hitabetinde alır. Kendince yanlış olan birşey varsa karşısındaki içinde yanlış olmalıdır ki o yanlışı düzeltirken desteği eksilmesin. Kendince doğru olanları anlatır Recep Tayyip Erdoğan her fırsatta. Anlatır ki anlamayanlar da anlasın ve hemfikir olsun kendisiyle cümle alem. Ola ki kendince doğru olan başkası için yanlışsa yada tam tersi bir durum vuku bulursa, vay farklı düşünenin haline!
Etrafında yada yakınlarında duruyorsanız eğer Recep Tayyip Erdoğan’ın, aman birşey düşünmeden önce dikkat edin. Fikrinizi beyan etmek için sakın ha acele etmeyin. Önce dinleyin, kavrayın, anlayın ve sorgulayın. Bütün bunların sonunda hala farklı düşünüyorsanız artık oralarda durmayın. Düşünceniz farklıysa kendinize yeni bir yol çizin.
Sakın ha itiraz etmeye filan kalkmayın. Aman ha karşı gelmeyin. Hele hele muhalefet etmek ve yahut onun fikrini etkilemeye, değiştirmeye yada çürütmeye yönelik eylemde bulunursanız, yandı gülüm keten helva!
Onu izlemeye, takip etmeye, değerlendirmeye, eleştirmeye yeltenmeyin. Onun hatalarını yüzüne (dostane olarak uyarmak için bile olsa) vurmayın. Onun yanlışlarını ispatlamaya tenezzül etmeyin. Sonuçta o herşeyi iyi bilir. O seçilmiş kişidir. O yaptığı her doğruyu (yanlışı yok zira) Türkiye için yapmaktadır. Bu vesileyle eleştirilmek gibi bir durum söz konusu OLAMAZ!
O yanlış yaptıysa, hukuk dışı işlere bulaşmışsa, yanlış yapan o değil hukuktur. Hukuk sistemi onun yanlışını fark ettiği zaman dahi ona bunu söylemeli ve ne yapması gerektiğini sormalıdır. Ona sormadan hareket etmeye kalkmamalıdır. Ola ki yaparsa sonuçlarına da katlanmalıdır.
Etrafında bulunanlar ve nefes aldıklarında bile haber verenler eğer yanlış yaptıysa, hukuk onlara da bulaşmamalıdır. Onlarla ilgili bir düşüncesi, kararı varsa önce haber vermeli ve izin almalıdır ondan. Çünkü o seçilmiştir. Çünkü o muktedirdir. Çünkü o bir bilendir. Çünkü o ne diyorsa odur. Çünkü o odur.
Yani işin özeti şu:
Ben bir suç işleyeceğim. Işlemesem de işleyip işlemediğimin anlaşılması için hakkımda soruşturma açılmasına karar verecek savcılar. Fakat soruşturma açmak için önce bana soracaklar???
“Suç işlediğinizi düşünüyoruz. Bu konuda hakkınızda soruşturma açacağız ki gerçeği anlayalım. Bu konuda bize müsaade eder misiniz?”
Böbürlenme padişahım senden büyük Allah var!!!
Yorum bırakın