Dershaneler Ne İşe Yarar?

Published by

on

Lise son sınıftayken, daha doğrusu o sene eğitim yılı başlamadan önce en önemli meselem hangi dershaneye gideceğimdi. İzmir’in önde gelen dershanelerinin arasında seçim yapmak için kafa patlatırken, okuduğum okulun o yıl ilk defa uyguladığı Okul Dershanesi ihtimali belirmişti. Bütün arkadaşlarım okul dershanesine yönelmiş olduğundan bende tercihimi o yönde kullanmıştım. Tabi asıl maksat matrak. Yıllardır aynı sıraları ve camları kırdığım, aynı suçları işlediğim arkadaşlarımla okuldan sonra da beraber olma fikri çok cazip gelmişti.

Üniversite için hazırlanmak, iyi bir dershanede iyi bir hazırlık dönemi geçirmek benim için son sırada olmasa da oldukça aşağılardaydı öncelik açısından.

Sonuçta o yıl kazanamadım üniversiteyi. Ertesi yıl okul yok, iş yok, meşgul olacak bir etkinlik yok. Tam anlamıyla boş gezenin kalfasıyım. Okul bittiği için okul dershanesi de yok. Arkadaşlarımın kimi üniversiteyi kazandı, kimi kazanamadı. Yapacak tek birşey var, dershaneye gidip gelecek yılki sınava hazırlanmak. Zira aksi taktirde sokaklarda sürtmekten başka yapacak birşey de yok.

Sistemin gereği uzun yıllardır dershane benim zamanımın isimlendirmesiyle ilkokuldan liseye kadar gerekli olan ve ailelerin varlığını istedikleri bir noktada. Ilkokulda Anadolu Lisesi için, ortaokulda Fen Lisesi için, Lisede üniversite için sınavlar hazırlayan daha etkin bir kurum yoktu ki. Hala daha yok maalesef!

O zamandan bu zamanda sistemde yapılan birçok değişiklik var ama aslında temelde herşey aynı 3, 4 yada 5 yıllık ara kademelerin düzenlenmesi ve değiştirilmesi dışında aslında yapılan hiçbir şey yok. Yine sürekli sınava girme zaruriyeti var.

Iyi de okullarda verilen eğitim sınavlarda başarılı olmak için yeterli olmaz mı? Hayır olmaz. Okulda verilen eğitimin kökeninde konunun mantığını, özünü anlamak var. Halbu ki lise ve üniversite sınavları tamamen farklı. Test yöntemiyle, sorunun başını görünce sonunu anlayabilme yetisinin belirlenen ve buna göre sınıflandırma yapılan bir yöntem.

E haliyle, milyonlarca katılımcı olunca sınavda, sonucu belirlemek için aylarınız olamıyor. Gidiş yolundan puan da veremeyeceğinizi göre herkese; bunun için yeterli personeliniz olmadığına göre mecburen test yöntemiyle sınav yapacak ve işi ezbere çevireceksiniz.

Okullarda verilen eğitim ve öğretim işin mantığını anlamaya ve özünü kavramaya yönelik olduğundan test yöntemiyle yapılan bir sınavda başarılı olmak neredeyse imkansız.

İşte dershaneler bu noktada devreye giriyor. Aslında hiçbir şey öğretmez dershane. Okulda öğrenilenlerin üzerinde soru çözümündeki teknikleri geliştirir.

Dershaneleri kapatmak imkansız değil aslında. Sonuçta kimse dershaneye gitmeyeceğine göre herkes eşit şekilde etkilenecek bu durumdan. Özel öğretmen dershane olsa da olmasa da varlıklı ailelerin çocukları için her hâlıklar da bir seçenek ve avantaj olmaya devam edecek. Bundan kaçış yok maalesef. Fakat benim aklımı karıştıran esas soru şu:

Ilk yıl üniversiteyi kazanamayan, okuldan mezun olan ve işi gücü olmayan çocuklar bir yıl boyunca ne yapacak dershane olmayınca?

Önceden planlanarak mı yoksa tesadüfen mi oldu bilmiyorum ama bütün bu yukarıdaki konular ile alakasız olarak dershane meselesi cemaat için ciddi yara açmışa benziyor.

Yorum bırakın