Dün akşam haberlerde sanat ve magazin dünyasından olanların açıklamaları vardı.
O yıl yapılan Magazin Gazetecileri Derneği gecesini çok iyi hatırlıyorum. Ertesi gün gazetelerde ki manşetler, sokaklarda konuşulanlar, insanlarda ki kin ve öfke, Vatan Millet Sakarya duygusu dün gibi gözlerimin önünde.
Ahmet Kaya vatan hainiydi. Onun şarkılarını sevenler vicdan azabı çekiyordu. Bizim sevgimizle para kazandı bu adam. Bu durumun sorumlusu biziz. Biz kasetlerini almasaydık, konserlerine gitmeseydik o ekranlara çıkamazdı. Böyle abuk sabuk laflar edemezdi. Vatanıma dil uzatan bu şahsın müsebbibi benim diye kendini sorgulayanlar vardı.
Akşam haberlerde, önüne gelen o gece orda olmadığını, Ahmet Kaya’ya karşı ters bir hareketinin olmadığını, onu çok sevip saydığını, özlemle andığını vs söyleme yarışına girmiş.
Oysa ki zamanında o gece orda olmayanlar keşke bende olsaydım diye hayıflanmıştı. Olsaydım da vatanıma ben de hizmet etseydim. Bu şerefsize haddini bildirseydim.
E tabi, çakması Türkiye’nin sesi olursa, devletin en üst makamları tarafından onore edilirse, devlet ondan özür dilerse vatandaş ne yapsın?
Hele hele kızlı erkekli okulların yeniden gözden geçirilerek düzenlenmesi gerektiğini düşünecek kadar kendinden emin bir iktidara karşı güç gösterisi yapmaya kalkışmak hiç akıllıca olmayacağından tek teselli keser döner sap döner gün gelir hesap döner mantığını gütmek olacak.
Zamanında Ecevit’i canı gönülden alkışlayan ve destekleyen vatandaş şimdi nerdeyse vatan haini ilana edecek Merve Kavakçı hadisesindeki tavrından dolayı.
O zamanın imamları ile şimdiki imamlar farklı orasını anladık da imamlarla ilgili bir laf daha vardır hani hatırlatayım istedim;
Îmâmın dediğini yap yaptığını yapma...
Yorum bırakın