Peki Ya Benim Bireysel Hakkım?

Published by

on

Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı değişimin bundan sonrada devam edeceği aşikardır. Zira son açıklanan demokrasi paketi bu düzenlemenin burada kalmayacağını aksine artarak devam edeceğini gösteriyor. Zira başbakan da zaten bu paketin yeterli olmadığını ve daha gelişeceğini bizzat söyledi.

Paketin içeriği kabaca açıklandı ancak bunların nasıl uygulanacağı ile ilgili henüz herhangi bir yasal düzenleme yapılmadı. Yani henüz bu açıklananlar kanunlaşmadı. Bu nedenle de uygulamaya geçmesi için daha erken.

Başbakanın konuşmasına başlarken sadece Turgut Özal ve Adnan Menderes’e değil Necmettin Erbakan’a da teşekkür etmesi ve anması bence oldukça önemli ve anlamlı.

Paketin içeriğinde yer alan değişikliler gerçekten de devrim niteliğinde.

Seçim sisteminin daraltılmış bölgelere ayrılması tamamen eyalet sistemine doğru giden bir yol olacaktır. Her bölge kendi yüzdeleriyle değerlendirilecek ve ülke genelinde alınacak oy oranının hiçbir anlamı olmayacaktır. Ayrıca başbakanın düne kadar şiddetle savunduğu seçim sistemini şimdi eleştiriyor olması pek inandırıcı görünmüyor maalesef. 1982 den beri uygulanan bu sistem için bilmeyenler var demesi de aslında bir anlamda özeleştiri niteliğinde.

Siyasi partilere verilen devlet yardımının %50 den fazla bir oranla azaltılması AKP ve CHP hariç tüm partilerin belini bükecek ve partileri zayıflatacaktır.

Ayrıca siyasi propogandaların başka dillerde de yapılabileceği artık mümkün olduğuna göre demek ki BDP’nin mitinglerinde ve afişlerinde neler söylenip yazıldığını artık anlamayacağız.

Siyasi partilerde ki eş başkanlık sistemi Türkiye’nin bugüne kadar hiç ihtiyaç duymadığı bir meseleydi. Ama burda farklı bir olasılık var. Gelecekte oy verecek olan şimdiki çocuk ve gençler eş başkanlık kavramını yadırgamayacağından olası bir çifte başbakan yada çifte cumhurbaşkanı veya bu gibi çeşitli alternatifler oluştuğunda tepki göstermeyecektir.

Nefret suçuna getirilecek olan cezaların ve kapsamının ne olacağını beklemek gerekiyor. Güzel birşey fakat tamamen tarafsız olursa!!!

Yaşam tarzına saygı içinde aynı şeyleri söyleyebilirim taraflılık ile ilgili. Fakat dini inanç konusunda şeytanın avukatı filminde olduğu gibi her tür kurban etme girişiminin önünü açmamak gerekir.

Klavyelere özgürlük olarak adlandırılan Türk alfabesinde olmayan harflerin kullanılabilir olması çok büyük bir haksızlık. Б, Л, Ы, Ф, Г, Ж, Я, Ч, Ц gibi harflerin günahı ne? Antalya’da yaşayan ve artık Antalya’lı olan Rus kökenli vatandaşlarımız da bu harfleri kullanmak isteyebilir. Yada Arap harflerini kullanmak isteyebilecek kaç Türk vatandaşı vardır Arap kökenli? Peki ya Yunan harfleri? Zira Türkiye’de yaşayan Rumların sayısı hiç te az değil. Hindistan’da 30 tane yerel dil olduğundan insanlar aralarında İngilizce konuşuyorlar. Devletin resmi dilinin de İngilizce olması bundan. Bizde aynısını yapıp tarafsız bir dil seçelim kendimize ve onu kullanalım hep beraber.

Özel okullarda farklı dillerde eğitim yapılması kabul edilebilir bir yenilik. Aslında yenilik te değil; zaten bugüne kadar yabancı dilde eğitim yapan devlet ve özel okullar vardı. Ancak burda önemli nokta şu ki o dili ve dilin kurallarını hangi mercii ve kim belirleyecek?

Köy ve yerleşim yerlerinin adlarının önlerindeki yasal engellerin kalkması iyi olacak. Artık her dilde ve ne anlama geldiğini anlamadığımız yerleşim yerleriyle tanışacağız yollarda seyahat ederken. Suhuttown, Goldenstone, vs

Kamuda baş örtüsü meselesi için sadece yazının ilk paragrafında belirttiğim Erbakan’a teşekkür konusunu tekrar hatırlatmak isterim.

Ve evet andımız!!
Kimine göre anlamsız ve vakit kaybı, kimine göre de ırkçı, faşist söylemler dizisi!!!
Tekrar aynı yere döneceğim. Erbakan vakti zamanında demişti ki “sen türküm doğruyun dersen oda ben kürdüm daha doğruyum der. Bu şekilde insanları bir yapamazsınız. Ancak İslami düzen kurarak bu topraklarda birlik okur”.
Velhasıl ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir baba olarak oğlumun okulda Andımızı hergün söylemesini, Gençliğe Hitabeyi ve Istiklal Marşının tamamını ezbere bilmesini istiyorum.

Bireysel hak ve özgürlükleri koruyacak adımlar atılıyor ya bu da benim bireysel hakkım değil mi?

Yorum bırakın