Yazının başlığına bakınca aslında bu yazıda ne anlatmaya çalışacağım anlaşılabilir. Bana sorarsanız Ak Parti hiçbir zaman değişmedi. Ancak çok başarılı siyaset yaptı. İlk seçimlerine girmeden önce yaptıkları konuşmaları hatırlayın, MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİMİZİ ÇIKARDIK, TÜRBAN ÖNCELİKLİ SORUNUMUZ DEĞİL, TÜRKİYE’NİN ÇOK DAHA ÖNEMLİ SIKINTILARI VAR.
Esasen türban meselesini yaratan ve neredeyse çözümü imkansız hale getiren Necmettin Erbakan’dır. Zira yıllar boyunca ADİL DÜZEN adıyla İslami bir hayat vaat etmiş ve ister istemez türban bu düzenin simgesi olmuştur. Hiçkimsenin önemsemediği ve hatta herkesin ailesinde azıyla çoğuyla var olan baş örtüsü türban yüzünden sorun olmaya başladı.
Bu konuyla ilgili sayısız açıklamalar yapıldı. Bu söylemlerin ana teması BİZİM BAŞ ÖRTÜSÜYLE DERDİMİZ YOK. DERDİMİZ TÜRBANLA oldu. Ancak hiç kimse türban ile baş örtüsü arasındaki farkı Anadolu’nun sade insanlarına anlatamadı. Bu nedenle bu konuda yapılan tüm engellemeler o insanların içinde birikti birikti.
AK Parti ilk yıllarında önceki hükümetler döneminden kalan krizlerle uğraştı. Bankacılık ve Türkiye’nin ekonomisi ile ilgili çalışmaları tamamlandı. Ki bu çalışmalar aslen önceki hükümet döneminde Kemal Derviş’in çabalarıyla başlamıştı. Ak Parti projesi yapılmış olan bir yatırımın gerçekleştirilmesini ve tamamlanmasını sağladı. Evet doğrudur; yabancı sermayenin de çok ciddi etkisi oldu Türkiye ekonomisinin büyümesinde. Fakat şunu hiçbir zaman unutmamak lazım, Türkiye’de ki paranın çoğunluğunu oluşturan yabancı sermaye her an Türkiye’den kaçabilir.
Ardından yıllar geçtikçe ve Ak Parti güçlendikte asıl planladıkları değişiklikleri uygulamaya başladılar. Nitekim başlarda pek gündemde tutmadıkları türban ve ordu ile ilgili meseleleri öncelikli kılarak gerekli düzenlemeleri yapmaya başladılar.
Çok detaylara girmeye gerek yok. Ama neticede şunu demeye çalışıyorum ki, o zaman değiştiklerine inanarak Ak Partiye oy verenler bilsinler ki hiçbir zaman değişmediler. Sadece siyaseten uygun dil kullanmaya başladılar.
Ekonomiyi çok iyi idare ettiklerini düşündükleri için oy verenler bilsinler ki ekonomi yabancı sermayenin varlığından dolayı ayakta duruyor. Tabi bizim borsamızdan para kazanıyor olması da iştahını arttırıyor yabancı sermayenin.
Eee o zaman Ak Parti değişmediyse ne oldu da oylar bu kadar arttı? Çünkü Yiğit Bulut değişti. Elbette Yiğit Bulut sadece Yiğit Bulut’tan ibaret değil. O bu değişimin en önemli sembolü. 30 Ağustos 2007 tarihinde Vatan Gazetesi’nde yayınlanan bir yazısını geçen gün paylaşmıştım Facebook ve Tumblr hesaplarımda. Okumayanlar http://haber.gazetevatan.com/0/134659/4/yazarlar linkinden yazıya ulaşabilirler. O yazıyı okuduğum günü dün gibi hatırlarım. Plajda güneşleniyordum. Arıca o yazıyı okurkende buz gibi biramı yudumluyordum. O zamandan bu zamana kendisinde yaşanan değişim inanılmaz. Bununla beraber oy verenler de değişti. Yiğit Bulut’tan daha önemlisi bu.
Oy verenlerin kriterleri, öncelikleri, kırmızı çizgileri vs değişti. Sokakta mahallede konuştuğumuz insanlar 10 yıl önce belli nedenlerle oy vereceği partiyi seçerlerdi. Şimdi bu sebeplerin hiçbiri yok. Halkın çoğunun oy verme gerekçeleri değişti. Muhafazakar, laik, kentli, köylü… Hepsi artık 10 yıl öncesine göre çok farklı kriterlere göre oy vereceği partiyi seçiyor.
Ak Parti’nin tarihi başarısıdır bu. Herşeyi değiştirdi.
Yorum bırakın